Make your own free website on Tripod.com

YAZILAR

ANA SAYFA    RESİMLER    YAZILAR    EĞLENCE    

BİLMİYORSUN

Kaç gecedir seni uyuyorum...
Seni uyanıyorum kaç sabahtır, bilmiyorsun!
İsmin hala dudaklarımda gizli,
Seni içiyorum sabah akşam
Kaç dumandır gözlerimde tütüyorsun.
Seni ağlıyorum kaç damladır, seni gülüyorum
Bilmiyorsun...

Hiç düşündün mü saçlarım neden böyle dağınık,
Neden gözlerim bu kadar parlak,
Ve seni neden seviyorum delicesine.
Kaç dalgadır seni vuruyor denizler, yüzüne
Kaç martıdır başımda dolaşıyorsun,
Kaç rüzgardır saçlarımda ellerin
Bilmiyorsun...

Kaç mızraptır seni vuruyorum tamburumun tellerine.
Kaç sestir sen ağlıyorsun göğsümde nağme nağme.
Kaç nefestir üflüyorum gözlerini neyime, bilmiyorsun.
Bilmiyorsun kaç şiirdir seni yazıyorum kalbime,
Seni çiziyorum kaç resimdir...
Seni çığırıyorum türkü türkü,
Bilmiyorsun...

Kaç kıştır seni üşüyorum.
Sana yanıyorum kaç yazdır, bilmiyorsun
Kaç buluttur ıslanıyorum aşkından.
Yüzüm sen, gözüm sen, saçım sen oldun
Kaç aynadır sen duruyorsun karşımda,
Kaç ormandır yanıyorsun yüreğimde,
Bilmiyorsun...

Güller gördüm kırlarda, kelebekler gördüm.
Kaç bahardır seni açtı çiçekler.
Sende uçtu bütün uğur böcekleri.
Seni tuttu balıkçılar,
Arılar seni koydu kovanlarına.
Kaç ülkedir seni gezdi göçmen kuşlar,
Bilmiyorsun...

Kaç plaktır muhayyerim, mahurum.
Kaç kadehtir sen dokunuyorsun dudaklarıma;
Seni içiyorum kaç şaraptır,
Kaç özlemdir özlüyorum kokunu.
Kaç vapurdur sen gidiyorsun içimden
Kaç Es’ tir bekliyorum, gelmiyorsun,
Bilmiyorsun...

Kaç ölüdür ölüyorum ardından,
Kaç mezardır gömüyorum aşkını, olmuyor.
Bilmiyorsun ceylan gözlüm, bilmiyorsun.
Seni neden sevdiğimi, nasıl sevdiğimi bilmiyorsun.
Kaç gecedir seni uyuyorum,
Seni uyanıyorum kaç sabahtır, bilmiyorsun,
Bilmiyorsun...

Kalabalık kaldırımlar nerede
nerede unutulmaz yaz güneşi,uçurumlar
dolaşacaksın sessizce,
hiç umursamayacaksın ayak seslerini
yürüyeceksin,güleceksin,ağlayacaksın,
seveceksin sevebildiğini
yürüdün geldin son durağa
deniz sanki sonsuz mavilikte
gök ile denizin birleştiği yer
ulaşabileceğin son nokta....
martılar hep birden akın ediyorlar son noktaya
sende martı olabilirmisin,sen de uçabilirmisin
sonsuza bilmiyorum
yürüdün kaldırımlarda
sanki kaldırımlar bomboş kimse yok
sessizliğin sesini dinliyorsun saatlerce
kimsenin dolaşmadığı kalabalık kaldırımlarda
kimsenin olmadığı kaldırımlarda

bir yağmur yağmadı ki ıslansın saçlarım
dökülmedi ki umut tanecikleri
gönüller coşmadı ki kardelen çiçekleri açsa
umutlar dökülmedi ki göl olsa denizler...GÜNEŞİM

Güneş açtı bugün her günkü gibi
ilk önce nazlandı biraz
sonra konuştu dört bir taraf ile
ışık saçtı gönüllere, ısıttı yürekleri
bir bir konuştu insanlarla
hal sordu hatır sordu
gözgöze geldi benle
o zaman ne yapacağımı bilemedim, şaşırdım kaldım
belki o an dondum kaldım ama ısıttı gönlümü o bakışlar
gözümü aldı ışığı feri bakamadım
sigara dumanları kapadı önümü rahatladım
bu konuşma belki dakikalıktı belki de anlıktı
bitivermişti hemen zaman
zaman çabuk dolmuştu
artık diğer insanlarla muhabbet etmeye gidecekti
uzun bir yolculuğa çıkacaktı
o an sanki bende onunla beraber gitmek istedim
dolaşmak istedim bütün dünyayı
beni davet etmedi etmesi de beklenemezdi zaten
artık yavaş yavaş sinesine çekilecek başlayacaktı yolculuk
takip ettim 3-5 metre başaramadım
yani kabul etmedi,belkide sormasını beceremedim
belkide sormadım bile, anlatamadım duygularımı
anlatsamda gülecekti bana belki de
belki sinirlenecekti, belki sevinecekti
batmaya gidecekti dağların arasından
kaybolacaktı gözlerden
başaramadım takip etmeyi, o benden üstün çıktı
yavaş yavaş süzüldü dağların arasına ve kayboldu gözden
bir el bile sallayamadım
dileyemedim iyi yolculuklar
soramadım seni bir daha ne zaman göreceğim diye....

 

      3              8    9     10   11   12   13   14   15